Header Ads

Murat Sertoğlu - Rumeli Türk Pehlivanları: Kurtdereli Mehmet & Adalı Halil (Türk büyükleri dizisi:2)

Türkler, Anadolu’ya yerleşip çoğalınca ve Osmanoğulları devletini kurunca
sadece Anadolu çerçevesi içinde yaşamanın kendilerine dar geleceğini anlamakta
gecikmemişlerdi. Bunun sonucu olarak da gözlerini Boğazlar’ın karşı kıyılarına,
Rumeli, yâni Avrupa topraklarına çevirmişlerdi. Buraların bereketli toprakları
kendilerini çağırıyordu. Mevlût şaheserinin yazarı Süleyman Çelebi bir eserinde
bu karşıya geçişi ne hârika bir beyitle anlatır:
«Velâyet gösterüp halka suya seccade salmışsın»
«Yakasın Rumeli’nin desti takvayla almışsın»
Ve işte Türkler sayısız haçlı, haçsız seferlere, Hıristiyan âlemin bütün açık ve
kapalı ittifaklarına rağmen altı yüz yıldır Rumeli’nde tutunabilmiştir. Avrupa’da
sahip olduğu çok geniş toprakların bir bölümünü olsun muhafaza edebilmiştir.
Elbette bu kolay olmamıştır. Rumeli topraklarını durup dinlenmeden elinden
gaspetmek çabasında olan çeşitli milletlerin ordularına karşı savaşmak zorunda
kalan babayiğitler cömertçe kanlarını akıtmışlar ve şehadet şerbetini seve seve
içmişlerdir. Hele bunların arasında bulunan biraz zayıf bünyeliler hiçbir şekilde
hayatta kalamamışlardır. Bitip tükenmek bilmeyen bu savaşlardan arta kalanlar
ancak son derece sağlam yapılı kişiler olabilmiştir. Bu babayiğitlerin torunlarından
ise dünyayı şaşırtacak kuvvette ve kudrette pehlivanların türemesi kadar tabii bir
şey olamaz.
Bunlar sadece kuvvet ve kudret bakımından değil, fakat ahlâk bakımından da
eşsiz üstünlükte birer varlık idiler.
Bugün güreş tarihimize baktığımız zaman adları hâlâ dillerde dolaşan nice ve
nice büyük pehlivanımızın Rumeli kökenli olmalarının tek sebebi budur. Bunların
adları sayılmakla tükenmez. Mesela Zigoş diye halkı tamamıyla Türk bir köy vardı
ki bir davul sesi duyuldu mu istisnasız her evden elinde kısbet zembili ile bir
delikanlı fırlardı. Biz şöyle aklımıza geliveren birkaç adı kaydediverelim:
Koca Yusuf, Hergeleci İbrahim, Kara Ahmet, Kazıkçı Karabekir, Kel Aliço,
Kara Ibo, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet, Koca Rüstem, Makarnacı Hüseyin,
Kızılcıktı Mahmut, Tekirdağlı Hüseyin.
Ne yazık ki Bulgarlar orada yaşamakta olan Türk soyunu benliklerinden
uzaklaştırmak için adlarını Bulgarlaştırmadan önce ilk iş olarak memleketlerinde yağlı güreşi yasaklamışlardır. Bu da onların Türklerden olduğu kadar Türk
güreşinden de ne kadar korktuklarını açık bir biçimde ortaya koymaktadır.
İşte bu kitapta iki Rumeli kökenli yaman Türk pehlivanının bundan hemen
hemen yüz yıl önce başlarından geçen gerçek maceralarını okuyacaksınız.

UYARI! Bu sayfada yer alan e-kitaplar tanıtım amaçlıdır. Yasal olarak indirmiş olduğunuz dosyanın 24 saat içersinde silinmesi gerekmektedir; silinmemesi durumunda tüm sorumluluk size aittir.

1 yorum:

Blogger tarafından desteklenmektedir.