Header Ads

Mustafa Kutlu - Sır

Gecenin bir vaktinde kapı çalındı, gidip açtım.
Karşımda efendim duruyordu.
Yüzünün nurundan etrafa aydınlık saçılıyordu.
İşin ince tarafına bak ki; o gece de bizim yamuk tarlanın
suyu vardı. Saat biri çeyrek geçe. Su ateş pahası.
Tarlaya pancar ekmişiz. Lüksü yaktırdım; bizim küçük
oğlan yanımda, omuzda bel, elde kürek vaktinden önce
yola düştük.
Suyu Hanaltı'ndan kaldırıp tarlaya vuracağız. Pancarın
dibi taş olmuş sanki. O yıl da bir sıcak var ağa, bir
sıcak.
Neyse ... Suyu indirdik Allahıma şükür. Bir o yana seğirt,
bir bu yana. Oğlan daha ufak, eli kürek tutacak gibi
değil, sade ışığı dolaştırıyor, boyu barabar çamura
belendim, ter tırnağımdan çıkıyor. Ağa saat iki oldu olmadı
biz işi kolayladık, daha bir çeyrek hakkımız var ..
Var ya .. Baktım su azaldı.. Şeytandır insanın kanında
gezer derler ya, öfke kabarmaya başladı bende. Bizden
sonra su sırası Efe Kadir'in; Hanaltı'nda fasulye tarlası
var .. Ne yapar eder, bir çeyrek, on dakka çalar suyu ..
Yahu bu insanoğlu niye böyledir .. Şimdi gitsen dalaşacak
olsan, altı üstü bir çeyrek su .. Bir çeyrek su ama,
mevsim o mevsim ki bir çeyrek suya millet birbirini
kurşunlayacak vaziyete gelmiş ..

Tarihin çöp sepeti
Politik-vizyon
Her ne var alemde
Aramakla bulunmaz
Mürit
Satılık huzur
Cüz gülü

UYARI! Bu sayfada yer alan e-kitaplar tanıtım amaçlıdır. Yasal olarak indirmiş olduğunuz dosyanın 24 saat içersinde silinmesi gerekmektedir; silinmemesi durumunda tüm sorumluluk size aittir.

2 yorum: