Header Ads

Gisela Richter - Yunan Sanatı

Yunan sanatına dair çalışmalar pek çok alandan alışılmadık fazlalıkta
araştırmacının dikkatini çekmiştir. Bu kadar farklı disiplin, ideoloji ve varsayım tarafından yöneltilen sorgunun benzer meseleler üzerine yoğunlaşması ilgi çekici ancak oldukça da karmaşık bir yapı oluşturur.

Yunan sanatına ait bu çalışmalarda yorumlar ifade edilirken tek bir anıt ya da heykel izlencesine odaklanmak alışılmış bir uygulamadır. Pek çok araştırmacı çalışmaları ya da düzenleri içerdikleri yüksek seviyedeki benzerlikler aracılığı ile teker teker anlamaya çalışmak yerine anlam yargılarına detaylardaki farklılıkları vurgulayarak varmayı tercih ederler. Bazı araştırmacılar detayları ve bu detayları çoğaltarak oluşturdukları belirli anıt düzenlerini açıklamak için sanatçının ya da siparişi verenin niyeti, çağdaş politikalar ya da ekonomik etkenler üzerine odaklanmayı yeğlerken diğerleri Yunan sanatını
antik Yunanlılara atfedilen hümanistik değerlerin bir ifadesi olarak görürler:

Gisela Richter ve Brunilde Ridgway, erken Klasik ve Helenistik dönem heykelleri arasındaki sanatsal ilgi alanlarında bulunan benzerliklere dikkat çekerek, Klasik tarzı bir tür mucize olarak görürler: Yunan heykelinin arkaik biçimden doğalcı ve gerçekçi biçime doğru kademeli ve düzenli gelişimine kendisini dahil ederek bilinçli olarak idealleştirilen bir tarz. Bu idealleştirme süreci, aslında neredeyse tutarlı olarak ilerleyen bir gelişim seyrini sekteye uğratan bir ara dönem olduğu için de, süreçteki bu kökten değişimi
açıklayabilecek özel nedenler araştırılmalıdır.

Richter değişimin nedenini tek bir heykeltıraşın ulaştığı üstün başarılar ile açıklar ve böylece Klasik tarzın yaratılmasını bir dehaya – Pheidias’ın dehasına atfeder (Richter, 1970: 6). Buna karşın Ridgway bu kadar önemli bir etkinin tek bir kişilik ile açıklanmasını ve heykeltıraşların birey olarak sanatlarındaki biçimsel gelişim ile bu seviyede ilişkilendirilmesini tehlikeli bulur ve sanatsal deha fikrine mesafe koyar.

Ridgway için bu yeni tarz çağa ait heykel siparişlerinde gerçekleşen yapı değişiminin bir sonucudur ve döneminde gittikçe önem kazanan örgütlü devlet dininin siparişlerine yanıt verebilmek üzere düzenlenmiştir.

Cem Yayınları, 1. Basım, 1984

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.