Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in yediden yetmişe herkesin ilgi ve beğenisini kazanan KAYI serisi, 7. kitabıyla devam ediyor. Kayı VII: Kutsal İttifaka Karşı’da II. Süleyman, II.
Ay: Ekim 2021
Ahmet Şimşirgil – Kayı 06 – İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş
17. asrın son yirmi yılına girildiğinde Osmanlı Devleti gücünün ve kudretinin zirvesinde, dünya siyasetinde etkin bir şekilde hükmünü icra ediyordu. Dünyada yenemeyecekleri hiçbir devlet yoktu.
Ahmet Şimşirgil – Kayı 05 – Kudret ve Azamet Yılları
Paşa! Paşa! Sen bu Devlet-i Aliyye’yi henüz tanımamışsın. Allah aşkına şuna inan. Bu devlet öyle bir devlettir ki eğer isterse o donanmanın bütün demirlerini gümüşten,
Ahmet Şimşirgil – Kayı 04 – Ufukların Padişahı Kanuni
Mülk ü dünya kimseye bâkî değil, akıbet berbad olur Ey Muhibbî, şöyle farz et kim Süleyman olmuşuz Kanunî Sultan Süleyman O, dinin sultanıdır! Din
Ahmet Şimşirgil – Kayı 03 – Haremeyn Hizmetinde
Yüce Allah beni atalarımın ocağına padişah yapınca, şeriki ve benzeri olmayan Hakk Teâlâ hazretlerine tazarru ve niyaz ile münacaatlar eyledim. Ey asuman u zeminin yaratıcısı
Ahmet Şimşirgil – Kayı 02 – Cihan Devleti
Sultan Mehmed alayla şehre girdi ve Ayasofya’ya geldi. Atından inerek mabedin içine girdi. Ayasofya’nın içinde bulunan patrik ve halk padişahın ayaklarına kapanarak ağlaşmaya başladılar. Fatih
Ahmet Şimşirgil – Kayı 01 – Ertuğrul’un Ocağı
Ey bağlarımın tatlı meyvesi olan Oğul!, Saltanatına mağrur olma. Unutma ki dünya Hazreti Süleyman’a kalmamıştır. Unutma ki dünya saltanatı geçicidir. Lakin büyük bir fırsattır. Allah
Ahmet Şimşirgil – Sultan 2. Kılıç Arslan ve Aksaray
Onlar sadece fetihlerde bulunan, ülkeler alan ve savaşlar yapan sultanlar değildiler. Bu vasıflarının yanında onlar, gönüller kazanan bir veli, şehirler kuran bir mimar, ilim erbabının
Uğur Ünal – Sultan Abdülaziz Devri Osmanlı Kara Ordusu
Devletlerin varlığının ve bütünlüğünün sürekliliğini temin eden unsurlar vardır. Bu unsurların en önemlilerinden biri de sahip oldukları silahlı kuvvetlerdir. Silahlı kuvvetlerin en önemli unsuru ise
Donald Quartaert – Osmanlı İmparatorluğu 1700-1922
Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi son yıllarda çeşitli ülkelerde yeni yaklaşımlarla ele alınıp inceleniyor, yeni inceleme alanları ortaya çıkıyor. Artık Osmanlı tarihinin yalnızca siyasal yönü üzerinde durulmuyor;
Ahmet Eflaki – Ariflerin Menkıbeleri 2
İslam ülkelerinin edebiyatlarında kahramanların, din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarının ve kerametlerini anlatan yapıtlar olan menakıpnâmeler, özellikle XIII. yüzyıldan sonra Anadolu’daki tasavvuf yaşamının etkisiyle
Ahmet Eflaki – Ariflerin Menkıbeleri 1
İslam ülkelerinin edebiyatlarında kahramanların, din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarının ve kerametlerini anlatan yapıtlar olan menakıpnâmeler, özellikle XIII. yüzyıldan sonra Anadolu’daki tasavvuf yaşamının etkisiyle
Cemşid Bender – Kürt uygarlığında Alevilik
Kürt halkı silah zoruyla kendi dini olan Zerdüştlükten alıkonunca, cami karşısında dergah ve tekkeleri yarattı. Zenginlik düşüncesine karşıda ‘Bir’sellik-Tasavvuf-yolundan giderek; ‘Bir lokma, bir hırka’ düşüncesiyle
İbrahim Sertkaya – Adnan Menderes
Bu memleketi saadete götürecek yolun demokratik sistem, çok partili sistem olduğunu söyledik. Biz inanıyorduk ki, şayet bu millet kendi işlerini kendi eline alacak olursa, kendi
Metin Toker – Şeyh Sait ve İsyanı
Şeyh Sait ve İsyanı yeni kuşak tarafından yeterince bilinmiyor. Kürt siyasetinin ayrılıkçılık talepleri ve “Şeriat isteriz!” sesleri artık açıkça ve yüksek sesle söylenir oldu. Bu
Metin Toker – DP Yokuş Aşağı
1944-1950 arası Türk politika tarihinde bir dönemeç noktasıdır. Tek partiden, çok partili hayata geçilirken, bu döneme damgasını vuran kimi politikacıların, önemli olayların çoğu, bugün iyi
Metin Toker – Yarı Silahlı, Yarı Külahlı Bir Ara Rejim 1960 -1961
Kitaplar yaşayan varlıklardır. Hele kitap dizileri büsbütün öyledirler. Bir planlama yaparsınız. Ele alacağınız zamanı parsellersiniz. “5 kitap olacak” dersiniz, “6 kitap olacak” dersiniz. Bir bakarsınız,
Metin Toker – Demokrasiden Darbeye 1957- 1960
Türkiye’de demokrasinin kesintisiz sürmesi imkânının 1960’ln ilkbaharında kıl payı kaçırılmış olması büyük bir talihsizliktir. Seçimlerin erkene alınarak o yılın mayıs ayında yapılması fiilen kabul edilmiş,