Bu kitabın okuyucuları, hem Amerikan filmlerinde ve kültüründe psikiyatrinin yerine dair pek çok şey öğrenecekler hem de film izlemekle eşdeğer bir haz alacaklar. Dr. Arnold
Tag: Sinema
Erol Toy – Oyunlar Lozan-Pirsultan
Lozan,Kurtuluş Savaşı’nı kazanmış kumandanlardan İsmet Paşa’nın Lozan Andlaşması süresince Türk heyetine mağrur ve saygısızca davranışta bulunan Batılı büyük güçlere karşı sergilediği tarihsel onurlu direnişinin, günümüzdeki
Eric Morris – Rol Yapmayın Lütfen – Tiyatro ve Sinema Oyuncukuğunda Hazırlık
Rol Yapmayın Lütfen, gerçek bir oyuncu olmak isteyenlere ‘rol yapmayın lütfen’ tavsiyesinde bulunan bir Eric Morris kitabı. Bu yönüyle, oyunculuk ekseninde yıkıcı bir argümanın peşinden
Christina Daniels – Benim Yolum – Aamir Khan’ın İnanılmaz Yolculuğu
Aamir Khan’ın İnanılmaz Yolculuğu Hayranları yeteneğini oynadığı filmlerden önce gözündeki ışıktan seziyor çünkü oyunculuğu da kendisi gibi samimi. “Gözleriyle oynayan adam” lakabını almasının bir sebebi
Bülent Diken, Carsten Bagge Laustsen – Filmlerle Sosyoloji
Filmler asla sadece film” ya da bizleri eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi toplumsal gerçekliğimizle ilgili asıl sorunlardan ve mücadelelerden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif kurgular değildir.
Barış Kılınç – Michael Haneke Filmleri – Modern Uygarlığın Hayal Kırıklıkları
“Her şeyden vazgeçen her şeye malik olur” der Peyami Safa ‘Şimşek’ adlı romanında. Haneke’nin de filmlerinde böyle bir vazgeçişi önerdiği söylenirse çok da yanlış olmaz;
Ayşe Şasa – Yeşilçam Günlüğü
Klasik Türk sinemasının senaryo kuşağına mensup isimlerinden Ayşe Şasa hanımefendinin Yeşilçam’a farklı bir yaklaşım geliştirdiği yazarlarının yer aldığı Yeşilçam Günlüğü’nün bu yeni baskısı, ilave yazı
Aydan Gündüz – 100 Liraya Kendi Filmini Çek
100 liraya film çekilir mi? Yaklaşık on bilet fiyatına, dokuz sinema dergisi parasına, sekiz sinema kitabı ücretiyle, yedi orta boy popcorn ederine, altı DVD film
Andy Glynne – Belgeseller Nasıl Yapılır, Nasıl Dağıtılır
Bu kitabı çaldıysanız ya da satın veya ödünç aldıysanız, ya da yağmurlu sefil bir Pazar öğleden sonrasında bir kitapçıda oturup sayfalarında geziniyorsanız, muhtemelen belgesel çekmeye
Andrey Tarkovski – Şiirsel Sinema
“Bütün sanatlar entelektüeldir, ama bana göre, bütün sanatlar hepsinden de fazla sinema- her şeyden önce duygusal olmalı ve kalbe hitap etmelidir. Sinemanın kendine özgü olan
Andrey Tarkovski – Mühürlenmiş Zaman
Andrey Tarkovski – Mühürlenmiş Zaman Afa Yayınları – 1992 Sayfa – 247 Çeviren – Füsun Ant … Ölümünün 30. yılında saygıyla anıyoruz. 29 Aralık 1986. …İsveçli
Andre Bazin – Sinema Nedir
André Bazin, sinema kuramı denince akla gelen ilk isim, bir film filozofu. Bugün film çalışmaları diye bağımsız bir disiplinden, entelektüel bir uğraştan bahsedebiliyorsak, bu büyük
Andre Bazin – Çağdaş Sinemanın Sorunları
Çağdaş Sinemanın Sorunları, Bazin’in günümüz sinemasının en önemli sorunlarını aydınlatan yazılarını bir biraraya getirmektedir. UYARI! Bu sayfada yer alan e-kitaplar tanıtım amaçlıdır. Yasal olarak
Andras Balint Kovacs – Modernizmi Seyretmek – Avrupa Sanat Sineması 1950-1980
Antonioni, Fellini ve Bresson gibi auteurlerin önemli filmlerine yeni bir ışık tutan ve bir dizi önemli ama az bilinen filmi gölgelerden çıkaran Modernizmi Seyretmek Avrupa
Slavoj Zizek – Matrix (Sapkınlığın İki Yüzü)
Matrix’i Slovenya’da bir sinemada seyrederken, filmin ideal seyircisinin -yani bir budalanın- yanında oturmak gibi bir daha ele geçmez bir fırsata sahip oldum. Sağımda oturan, yirmili
Slavoj Zizek – Lubitsch (Sinek Bilgeliğin Şairi)
İngilizcede (ve Fransızcada) aşkı tarif ederken “düşmek” fiilini kullanırız: to fall in love (aşka düşmek). Alain Badiou bu konuda kaleme aldığı o harika Aşka Övgü
Slavoj Zizek – Kieslowski
Slavoj Zizek’in en önemli erdemleri ve ısrarcı çabaları arasında Lacancı psikanalitik kuramın ve çağdaş kültür politikalarının alışılmadık boyutlarını irdelemek vardır. Yine bu doğrultuda, Kieslowski filmlerinin
Slavoj Zizek – Hitchcock (Ya da Bir Filmi Yeniden Çekmenin Özel Bir Yolu Var mı?)
Zizek’e göre Hitchcock’ta eşsiz bir boyut vardır ve bu boyutu belirleyen şeyin de Lacancı sinthomlar olduğunu iddia eder. “Bu sinthomlar Hitchcock’un filmlerinin sinematik dokusunun kendine