Düşünceyle arası zaten hiçbir zaman hoş olmamış bu topraklarda, düşünceyi ve onu cisimleştiren entelektüeli “terörize ederek etkisizleş-tirmeyi amaçlayan”, doğrudan doğruya “vatan hainliği” ile damga-layacak kadar
Tag: yzr-e
Edward O. Wilson – Yeryüzünün Sosyal Fethi
Nereden geliyoruz? Neyiz? Nereye gidiyoruz? Edward O. Wilson söze dev ressam Paul Gauguin’in ünlü tablosuna adını veren soruları sorarak başlıyor. Yazara göre, yaradılış mitleri ve
Edward O. Wilson – Doğanın Gizli Bahçesi
Vahşi doğa ve insan doğası arasındaki sıkı ilişkiyi tam olarak anlayabilmek için evrimsel açıdan ikisini birlikte incelememiz gerekmektedir. Böylece insanoğlu, belki de, umursamazca yok ettiği
Edward Morgan Forster, – Roman Sanatı
E.M. Forster – Roman Sanatı Adam Yayıncılık – 1985 Sayfa – 223 Çeviren – Ünal Aytür … ”Bir roman için son ölçü, ona karşı duyduğumuz sevgi
Edward Morgan Forster – Hindistan’a Bir Geçit
Edward Morgan Forster, 1924`te yayımlanan Hindistan`a Bir Geçit`te, Britanya İmparatorluğu`nun yönetimindeki Hindistan’ı, iki farklı kültüre ait insanların yakınlaşma çabalarını engelleyen önyargıları ve yanlış anlamaları anlatır.
Edward Hallett Carr, Jose Fontana – Tarih Yazımında Nesnellik Ve Yanlılık
Tarih bilimi günümüzde eskiden gördüğü saygıyı artık göremiyor, çoğu kez toplum için yaran olmayan, tersine sık sık zararlı ve korkunç bile olan “ölü-kitaplar bilimi” sayılıyor.
Edward Hallett Carr – Romantik Sürgünler
Rus entelijansiyasının 1840’larda Avrupa’ya sürgün edilen kuşağı, Rus siyasal düşüncesinde romantizmden Marksizme uzanan sürecin taşlarını döşemişti. E. H. Carr, Romantik Sürgünler’de bu tarihsel dönüşümü ele
Eduardo Galeano – Zamanın Ağızları
Hala aynı durumdayız: Korkudan ölerek, soğuktan donarak kelimeler arıyoruz. Eduardo Galeano, son kitabında, aşk, çocukluk, su, toprak, kelimeler, görüntüler, müzik, göç, iktidar ve korku gibi
Eduardo Galeano – Yürüyen Kelimeler
Yürüyen Kelimeler, Latin Amerikalı damarlarından alabildiğine beslenen Eduardo Galeano ile Brezilyalı tahta baskı ustası Jose Francisco Borges’in eşsiz işbirliği sonucu ortaya çıkan bir başyapıt. Köklü
Eduardo Galeano – Ve Günler Yürümeye Başladı
Galeano’dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek. Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için
Eduardo Galeano – Tepetaklak – Tersine Dünya Oyunu
Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun sivri kalemi, Meksikalı baskı ustası Jose Guadalupe Posada’nın çizimleriyle karşınızda Tersine Dünya Okulu; Tepetaklak. Eduardo Galeano mizahi diline, yer yer gülümsetmesine
Eduardo Galeano – Söz Mezbahası
‘Kişi kendisin başkalarına anlatma, onlarla bağlantı kurma, acı olayları duyurma ve sevincini paylaşma gereksiniminden yazar. Kişi, kendi yalnızlığına ve başkalarınkine karşı yazar. Yazının bilgi aktardığı
Eduardo Galeano – Latin Amerika’nın Kesik Damarları
Beş yüz yıldır topraklarındaki zenginlikler nedeniyle kesintisiz bir yağma ve saldırıya maruz kalan Latin Amerika’nın hikâyesi; bütün insanlığın güç ve iktidar ilişkilerinin, emperyalist politikaların, savaşların
Eduardo Galeano – Kucaklaşmanın Kitabı
Bu büyüleyici kitapta yazarın yaşamının iskeleti, ete ve kana bürünüyor. Kitapta şiir, özyaşam öyküsü, tarih, fantezi ve siyasal yorum harmanlanıyor ve her biri, en beklenmedik
Eduardo Galeano – Kadınlar
Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar… Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak
Eduardo Galeano – Gölgede ve Güneşte Futbol
‘Şampiyonanın bir başka sürprizi de Türkiye’ydi. Hiç kimse bu ülkenin önemli bir başarı elde edeceğine inanmıyordu. Türkiye, dünya kupalarından elli yıldır uzaktı. Brezilya’ya karşı oynadığı
Eduardo Galeano – Biz Hayır Diyoruz
Uruguaylı yazar Eduardo Galeano Latin Amerika’da militan gazeteciliğin önde gelen isimlerindendir. Bu seçkide, gazeteciliğin edebiyatın bir alt kolu değil, aksine, en etkililerinden biri olduğunu savunan
Eduardo Galeano – Aynalar
“Ben hatırlama takıntısı olan bir insanım,” diyor Eduardo Galeano, tarihçi olarak anılmasına itiraz ederek. “Her şeyden çok da Amerika’nın, unutkanlıktan mustarip Latin Amerika’nın geçmişini hatırlama