Refik Halid, Minelbab Ilelmihrab’ın devamı niteliğinde olan Bir Ömür Boyunca’yla ülkemizin meşrutiyet, mütareke ve cumhuriyet dönemlerine ait yaşantılarını anlatmayı sürdürüyor. Lübnan, Suriye veTürkiye’deki anılarını yazarken,
Etiket: Refik Halid Karay
Refik Halid Karay – Sakın Aldanma İnanma Kanma
“Sakın aldanma, inanma, kanma… Yalan dolan makaraları yine sağılmaya başlanacak, yine elimizdekiler kapılıp deve yapılacak; toklar çekilip biraz da açlar yalanacak… Bu işin künhü budur!
Refik Halid Karay – Guguklu Saat
“Sabahları uyandınız mı bulunduğunuz yerden, denize bir kamış uzatmak suretiyle balık avında gönül avutuyorsunuz. Istakoz için atılmış sepetler muayene olunuyor, yahut bahçede güller budanıyor. Sonra
Refik Halid Karay – Yezidin Kızı
“Dünyamı artık ilaçlı olarak seyrediyorum; kanıma zehrini katan bir iğne veya bir tutam toz beni bir masal âlemine sürükleyip götürmüştü. Tamamen yaşadığıma kani değildim, hayatla
Refik Halid Karay – Sürgün
“Güzel tasvir etmek Refik Halid’in müktesep hakkıdır. Onu lisandaki kuvvet bakımından ancak Flaubert ile mukayese edebilirim. Hatta Flaubert’in ölçerek biçerek yazdığı cümleler onun âleminden daha
Refik Halid Karay – Minelbab İlelmihrab
Memleketimizde hiçbir anı Minelbab İlelmihrab kadar ilgi çekmemiş, Meclis’e kadar yansıyan gürültü koparmamıştır. İki kez yayını durdurulan eserin ancak 1948’de, yazarın ikinci Aydede dergisinde tam
Refik Halid Karay – Makyajlı Kadın
“Koyda sabah oluyordu. Sular demin mürdümeriği rengindeydi; şimdi çağlabademi gibi, tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar, daha sonra gökyakutun, en soğukta bile iç hararetini muhafaza
Refik Halid Karay – Kadınlar Tekkesi
“Bahçıvan demir kapının iki kanadını açmıştı; çamurlukları hasırdan, üzeri tenteli ada tarzı araba birden içeriye büküldü; kira arabalarına kapı açılmazdı. Fakat Prenses’in misafirine hürmet olarak
Refik Halid Karay – Dört Yapraklı Yonca
“Namusumuz üzerine yemin ederiz! Dört genç kız ayağa kalkıp hep bir ağızdan böyle söylediler. Dördünün de gözleri karşıya dikilmiş, göğüsleri ileride, ayakları hizaya gelmiş, 23
Refik Halid Karay – Çete
“Yıldızlı, bulutsuz, durgun bir gece; adeta bir yaz gecesi; ağustos böceklerinin sesi eksik… Yarın bu saatte artık ikisinin de yeri, birbirine kavuşması ihtimali olmayan ayrı
Refik Halid Karay – Anahtar
Refik Halid Karay bu romanında Perihan ve Kenan çiftinin bir anahtar merkezinde farklı boyutlar kazanan evlilik hayatını ele alıyor; gerçeklik ve algı kavramlarının insan psikolojisi
Refik Halid Karay – Ago Paşa’nın Hatıratı
“Ah, o zamanki hanımefendilerin kibarlığı, o halayıkların güzelliği, o saz âlemleri ve helva sohbetleri!… Hoş, ezberlediğim o tesirli cümlenin sade bana değil, efendime de faydası
Refik Halid Karay – İstanbulun Bir Yüzü
“Gurbette, yabancı diyarlarda kalmış gibiyim; yerime, evime, membaıma dönmek arzusunun bir açlık gibi içimi bayılttığını duyuyorum. Aynı İstanbul’un içinde İstanbul’u arayarak ve artık bulamayacağımı pekiyi
Refik Halid Karay – Bugünün Saraylısı
“Hani, ilk gün otomobilin kapı tarafına büzülerek, dimdik, acemi ve ürkek, yarı ayakta duran Ayşen nerede? ‘İsterseniz Ayşe olurum,’ diyen, gözleri dolan, Düzceli kız gitmiş,
Refik Halid Karay – Nilgün
“Nilgün, karakteri kısaca anlatılacak ve şahsiyeti kolayca belirtilecek kadınlar arasına sokulamaz. Kendisiyle haftalarca bir vapurda seyahat ettim; aylarca bir dam altında kaldım; tam iki sene
Refik Halid Karay – Memleket Hikayeleri (Gençler İçin)
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolu’nun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyeleri’nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir. – Nihad Sami Banarlı- Geniş ününü
Refik Halid Karay – Gurbet Hikayeleri (Yeraltında Dünya Var)
“İstanbul’dan bahsedecektik. Uzakta kalanlar için İstanbul’un kaldırımları bozuk değildir, sokaklarda çamur ve süprüntü yoktur; tramvaylarda ve vapurlarda azap çekilmez. Musluklardan Terkos yerine kevser akar, sersemletici
Şerif Aktaş – Refik Halid Karay (Türk büyükleri dizisi:6)
Refik Halid Karay, 1908-1965 yılları arasında, mizah, tiyatro, hikaye, roman ve kronik sahalarında otuzyedi eser vermesine rağmen, bugüne kadar, yazann Türk Edebiyatı ‘ndaki yerini ortaya